Neden farklıyız?

  Bütün ileri ülkelerin okul öncesi eğitim kurumlarında karma yaş ve açık sistem uygulanır.

Saklı Dünyam Anaokulumuzda;  Dünyanın 75 yıl önce bırakmış olduğu,  çocukların yaş guruplarına ayrılmasının yanlış olduğunun savunucusudur.

Çocuk  6 yaşına kadar sosyal yaşam içerisinde kimliğini kazanır. Yeteneklerini keşfeder. 3-6 yaş çocuğunun kendini geliştirmesinde, etrafında bulunan herkes onun icin bir  modeldir. 

6 yaşını bitirmiş bir çocuk ise  bir meslek edinmek için okula gider. Artık kendi yaşıtlarıyla aynı sınıfta olabilir.  İleri toplumlarda ilkokul yaşı 7 ye hattağa 8 yaşına çekilmeye çalışılmaktadır. Gelişim özelliklerinde, olgunlaşmış olarak ilkokula baslayan bir çocugun, başarılı olma şansı % 100 dür.

Okul öncesi eğitiminin ilke ve amaçlarında;  çocugun yeteneklerini keşif etmesi vardır. Anaokulu öğretmenin görevi ise, bu yetenekleri doğru  ellere yönlendirmektir.. 

Avrupanın hiç bir ülkesinde okul öncesi egitim kurumlarinda, yabancı dil egitimi- bilgisayar eğitimi verilmez. Yabancı dilin yanında oldukları icin ve ileride bir kac dili konusabilsinler diye verdirmezler. Çünkü; Anaokulu yabancı dil eğitiminin verildigi alan degildir. Bütün Dünya Milli Egitimi programlarında da 3.sınıfta dil eğitimine başlanır. Bizim Milli Egitim Programımızda da bu aynıdır.

Öyleyse,  3.sınıfta yani 9 yaşında yabancı dil eğitimi veren, bu ülkelerin çocukları nasıl olurda  bizden  çok daha iyi ve cok daha fazla  yabancı dile sahip olabilirler? Nedeni doğru yaşta, doğru yöntemlerle dil eğitimi verildiğindendir.

Onlar, okul öncesi eğitiminin amaç ve ilkelerinin farkında olup, anaokulu yaşında çocuklarına, ileride 3 dili konuşabilecek  gerçek egitimi, yani yeterlilikleri kazandırıyorlar.

Okul öncesi eğitimi 3-6 yas arasında  Almanyada zorunludur ve en önemli eğitim basamağıdır. Çocuk 3 yaşını doldurdugu gün okula başlar. Yani eylülde degil, 10 aralıkta doğduysa o gün başlar. Yurt dışı görevlerimde ve araştırdığım her ülkede eğitimcilerin, önemli bir görüşü dikkat çekici olmuştur. " 18 yaşında ki bir gence, 18 yaşında yabancı dili kazandırabilirsiniz. Ancak; kişilik bozukluğunu düzeltemessiniz."

Saklı Dünyam Anaokulu Türkiyede zora imza atmıştır. 75 yıl önce uygulanan, çocukların saglıklı ve hızlı ögrenmelerini engel olan, yaş guruplarına ayırmanın sakıncalarını savunan, bir kurum olmustur. Reggio Emilia ve M. Montessori yöntemlerini kullanan hiç bir anaokulunda da çocuklar yaş guruplarına ayrılmamalıdır. 

Ülkemizde hemen her anaokulda en az 1, en çok 3 dil egitimi verilirken, biz bunun sakıncalarını anlatan kurum olduk. Okulumuzda yabancı dil egitimini vermek çok mu zor? Tabi ki hayır, üstelik yabancı dil eğitimini koydugumuzda, okulumuza kayıt artışıda olacagi kesindir. Yani bize kazandıracağını bildigimiz bu basit uygulamayı neden yapmıyoruz? 

Neden Almanyanın, Frankfurt ve Berlin üniversitelerinden yanımıza staj yapmak icin yabancı ögretmenler yolluyorlar? Nedeni: Eğitimde avrupanın uygulamış oldugu son sistemde yani, karma yaş gurubuyla eğitim vermemiz ve yabancı dil eğitimini vermediğimiz icindir.

Geriye söylenebilecek tek soru kalıyor. Doğru nerede? Ya Bütün Dünya yabancı dili, anaokulunda vermemekle yanlış yapıyor. Biz doğru yapıyoruz. Veya Dünya doğru uyguluyor, biz yanlış yapıyoruz.

 Bu mesleğe yıllarını ve yüreğini  koymuş bir ögretmen olarak siz sevgili anne babalardan önemle ricam, çocuklarınızın gelecegi sizin düsüncelerinizde ve ellerinizde saklı. Dogru bildigimiz yanlışları çocuklarımızda uygulamamaya dikkat edelim.

Sevgi ve saygılarımla

Hikmet Dolun Binzinger